Erzincan'da Kurulan Sismik İstasyonlarla Deprem Hareketleri Anlık İzleniyor
Erzincan'da kurulan 10 sismik istasyon sayesinde bölgedeki mikro depremler anlık izleniyor ve aktif faylar tespit ediliyor.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Deprem Teknolojileri Enstitüsü tarafından kent genelinde kurulan 10 sismik istasyon sayesinde, bölgede oluşan en küçük yer hareketleri bile anında tespit edilip kayıt altına alınıyor. Bu sistem, mikro depremler ve insanların hissedemeyeceği düşük şiddetteki sismik hareketlilikleri hassas cihazlarla kaydetmeyi mümkün kılıyor.
Bölgedeki Aktif Faylar ve Mikrodalgalı Depremler Araştırılıyor
Enstitü, elde edilen verilerle haritalanmamış aktif fay zonlarını tespit etmek, mikro depremlerin dağılımını analiz etmek ve bölgenin yer kabuğu yapısını üç boyutlu olarak modellemeyi amaçlıyor. Özellikle Yedisu segmenti ve çevresindeki fay hatlarında gözlemlenen düşük şiddetli sarsıntılar, bölgedeki gerilim birikimi ve boşalım süreçleri hakkında önemli bilimsel bilgiler sağlıyor.
Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eren Pamuk’un Açıklamaları
"İstasyonlarımızdan elde edilen sismolojik veriler sayesinde, bölgedeki haritalanmamış aktif faylar tespit edilecek, mikro depremler kaydedilecek ve Erzincan Havzası'nın derin yapısı yüksek çözünürlükle üç boyutlu olarak modellenerek detaylı bir tomografi çıkarılacak. Böylece olası Yedisu depremi öncesinde zemin koşullarının etkisini bilimsel olarak değerlendirebileceğiz."
Doç. Dr. Pamuk, şehirdeki belirli noktalara yerleştirilen jeofizik sensörler aracılığıyla olası depremlerde ivmenin yüksek olacağı bölgelerin belirlenebileceğini ifade etti. Bu sayede kısa sürede hasar oranlarının tahmini yapılabilecek ve bilimsel veriler yerel yönetimlerle paylaşılacak.
6 Şubat 2026 Depremi ve Yeni Fay Zonları
Pamuk, Kemah ilçesi Hakbilir köyünde 6 Şubat 2026'da gerçekleşen 4,9 büyüklüğündeki depremin, diri fay haritalarında yer almayan bir zon üzerinde meydana geldiğini belirtti. Bölgede yaşanan depremlerin gerilim aktarımı ihtimali ve detaylı stres analizlerinin sismolojik verilerle incelendiğini kaydeden Pamuk, bu büyüklükteki depremin yaklaşık 3-4 kilometre uzunluğunda bir fayın kırılmasıyla oluştuğunu ifade etti.
2013 MTA Diri Fay Haritası verilerine göre söz konusu depremin merkez üssünün aktif olarak haritalanmamış bir fay hattı üzerinde olduğunu vurguladı. Ayrıca, mevcut verilere dayanarak bu depremin Yedisu Fay Hattı'nı tetiklemesinin mümkün olmadığını belirtti fakat gerilim aktarımı ihtimalinin sismolojik verilerle değerlendirilebileceğini ekledi.
Yedisu Fayı'nın Deprem Geçmişi ve Tehlike Seviyesi
Doç. Dr. Pamuk, 1939 yılında 7.9, 1992 yılında ise 6.8 büyüklüğündeki depremlerin Erzincan'da ağır yıkıma yol açtığını hatırlatarak, bölgenin deprem riski açısından kritik bir konumda olduğunu vurguladı. Sismolojik analizler, Yedisu Fay Hattı'nın 200-250 yılda büyük deprem üreten bir karaktere sahip olduğunu gösteriyor.
Son büyük depremin 1784 yılında gerçekleştiğini ve fayın yaklaşık 240 yıldır suskun olduğunu belirten Pamuk, bunun bölgede 7.0 büyüklüğünün üzerinde bir depremin çıkma olasılığının yüksek olduğuna işaret etti. Geçmişte yaşanan büyük depremlerle Yedisu Fayı'ndaki mevcut sismik boşluğun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ve bölgenin deprem tehlikesinin dikkatle izlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
İbrahim Koç
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.