26 Yıl Sonra Eski Cinayette Yeni Teknolojiyle İzler Bulunacak
26 yıl önceki bir cinayette yeni teknolojiyle tırnak altı ve kan izleri incelenerek katilin izi bulunabilir. DNA veri bankası eksikliği soruşturmayı zorlaştırıyor.

26 yıl önce işlenen bir cinayette, eski delillerin yeni teknolojilerle yeniden incelenmesi sayesinde katilin izi bulunabilir. Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000’de Şişli Fulya’daki evine döndüğünde kapıda herhangi bir zorlama ya da hırsızlık belirtisi yoktu ve cinsel saldırı izine rastlanmamıştı.
Cinayete ilişkin hazırlanan ilk kriminal raporda, Çağla’nın tırnak altında erkek DNA’sı tespit edilmemişti. Ancak 2013 yılında yapılan yeniden incelemede, sol el tırnaklarında ve şortunda bir erkeğe ait doku örnekleri ortaya çıktı. Ayrıca evde üç farklı kişiye ait parmak izleri ile bina girişinde kan lekesi bulundu.
Eski Deliller Yeni Teknolojiyle Değerlendirildi
Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan, 2000 yılında otopsi sırasında örneklerin alındığını ancak o dönemdeki DNA teknolojisinin küçük, bozulmuş ya da karışık biyolojik izlerden profil çıkaramaması nedeniyle bu verilerin kullanılamadığını belirtiyor. 2013’te dosyanın tekrar açılmasıyla, daha önce fark edilmeyen mikroskobik erkek doku örnekleri tespit edildi.
Uzun Sürede Çok Sayıda İnceleme
2013 sonrası elde edilen DNA ve kan örnekleri 100’e yakın kişiyle karşılaştırıldı, bulgular Interpol veri tabanına da aktarıldı ancak henüz eşleşme sağlanamadı. 26 yılda dosyada görev yapan 9 savcı, yüzlerce polis ve iki özel ekip hiçbir sonuç elde edemedi.
Türkiye’de DNA Veri Bankası Eksikliği
Prof. Dr. Alkan, katilin bulunmasının mümkün olduğunu vurgulayarak, teknolojilerin sürekli geliştiğini ifade ediyor. Amerika’da 25 yıl önceki bir cinayette, sosyal medya taraması sayesinde fotoğrafla görsel eşleşme sağlanarak zanlı yakalanmış. Türkiye’de ise halen bazı teknolojik imkanların eksik olduğu belirtiliyor.
Örneğin, parmak izi veri bankası mevcutken DNA Veri Bankası bulunmuyor. Bu yüzden DNA karşılaştırmaları yalnızca mevcut şüphelilerle yapılabiliyor. Eğer DNA Veri Bankası kurulursa, Çağla Tuğaltay cinayeti daha önce çözülebilirdi.
Luminol Tekniğiyle Kan İzleri Bulunabiliyor
Luminol tekniği, özellikle eski cinayetlerde olay yerinde gözle görülmeyen veya temizlenmiş kan izlerini ortaya çıkarmak için kullanılıyor. Prof. Dr. Alkan, bu kimyasalın karanlıkta uygulandığında mavi-beyaz ışık verdiğini ve kan lekelerinin şeklini, yönünü ve yoğunluğunu belirlemede önemli olduğunu açıklıyor.
Çağla’nın boğazının kesildiği sırada ya da katilin kendi kanı olay yerinde bulunmuş olabilir ve 40 yıl geçse de bu izler tespit edilebilir. Bu yöntem, 2011'de işlenen bir cinayetin yeni DNA teknolojisiyle çözülmesi gibi vakalarda da kullanıldı; şüpheli aracın kan izleri luminol ile araştırıldı.
Temizlik Kan İzlerini Yok Edemiyor
Prof. Dr. Alkan, temizlik yapılsa da luminolün milyonda bir oranında kanı dahi tespit edebildiğini, taş sokaklar veya parke zeminlerde yıllarca kalıntıların bulunabileceğini belirtiyor. Ayrıca araba döşemeleri gibi yüzeylerde de izler yok edilemiyor. Bu sayede yıllar önce kapanmış dosyalar yeniden açılıp yeni delillerle soruşturma ilerleyebilir.
Örnek olarak, 2019’da öldürülen Özbekistan uyruklu Khurriyat Boeva cinayeti 7 yıl sonra bu teknikle aydınlatılmıştır.
Serkan Demir
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.