Salih Müslim’in Ölümü Sonrası YPG ve Türkiye’nin Güvenlik Politikaları Değerlendiriliyor
Salih Müslim'in ölümü YPG ve Türkiye'nin güvenlik politikalarında önemli bir dönemeç olarak görülüyor. Uzmanlar, yeni liderin Türkiye ile ilişkilerde kritik rol oynayacağını belirtiyor.

11 Mart'ta böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden Salih Müslim'in ölümü, Suriye'nin kuzeyindeki güç dengeleri ve bölgedeki örgütsel yapılar açısından sadece bir isim değişikliği olarak görülmüyor. Uzmanlar, bu gelişmenin YPG ve PKK arasındaki ilişkiler, Suriye’deki Kürt toplumu ile örgütsel bağlar ve dış aktörlerin rolü bağlamında dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlar Müslim’in Ölümünü ve Etkilerini Değerlendiriyor
Güvenlik ve terör uzmanı emekli istihbarat albay Coşkun Başbuğ, örgütlerde isimlerden çok sistemi kuran güçlerin belirleyici olduğunu ifade ederek, Müslim’in ölümünün örgütte büyük bir kırılmaya yol açmayacağını söyledi. Başbuğ, yerine gelecek kişinin özellikle Türkiye ile ilişkiler ve "Terörsüz Türkiye süreci" açısından kritik bir rol oynayacağını, ancak yeni liderin Türkiye’nin izlediği yoldan sapamayacağını vurguladı.
Başbuğ, "Bu yapılarda tepedeki liderler projeksiyon isimlerdir, örgütü destekleyen güçler tarafından atanırlar. Fethullah Gülen ya da Abdullah Öcalan örneklerinde olduğu gibi, liderlerin ölümü örgütün dağılmasına sebep olmaz" dedi.
Türkiye’nin Güvenlik Stratejisi ve Terörle Mücadele
Başbuğ, "Terörsüz Türkiye süreci açısından açıklanacak isim çok önemli. Sağlıklı düşünen biri gelirse sürece katkı sağlar. Ancak şu an kim geleceği bilinmiyor, gelecek kişi Müslim’den farklı olabilir ve Türkiye ile birlikte hareket etmeyi tercih edebilir" değerlendirmesinde bulundu.
Prof. Dr. Mazhar Bağlı ise, Kürt halkının hakları için mücadele edilmesi gereken dönemlerde sessiz kalındığını, Baas rejiminin açtığı yolla kendi derebeyliklerini ilan ettiklerini söyledi. Bağlı, YPG’nin Esed rejimi çöktükten ve ABD desteği çekildikten sonra esas dayanaklarını kaybettiğini belirtti.
Bağlı, "YPG toplumdan destek almayan, PKK çizgisindeki yapılardan Suriye’de en uzak olan yapıdır. Salih Müslim, PYD’nin diğer aktörlerine kıyasla daha muhafazakâr bir aileden geliyor ve bu nedenle bölgede daha fazla kabul gördü" dedi.
Örgütsel Yapı ve Bölgesel Dinamikler
Bağlı, PKK çizgisindeki yapıların Suriye’de Kürtler üzerinde derebeylik kurduğunu, YPG’nin tamamen Baas destekli olduğunu ve Esed’in oğlunun bölgeyi onlara teslim ettiğini ifade etti. Ayrıca, Celal Talabani ve Hafız Esed arasındaki samimi ilişkilerin bölgedeki kontrolü PKK’ya vermek üzerine kurulduğunu aktardı.
Suriye Milli Ordusu ve Olası Entegrasyon
Doç. Dr. Kemal Olçar, Müslim’in ölümünün YPG içinde ciddi bir liderlik krizine yol açmayacağını, boşluğun kısa sürede PKK'nın Kandil kadroları tarafından doldurulabileceğini söyledi. Olçar, Suriye Milli Ordusu ile olası entegrasyon senaryoları ve Türkiye'nin askeri seçeneklerinin yeniden gündeme geldiğini belirtti.
Olçar, "YPG yapısal olarak bitmiş durumda, Müslim’in ölümüyle entegrasyon fırsatı doğdu. Ancak Kandil’e yakın bir ismin atanması bekleniyor" dedi.
Türkiye’nin Terörle Mücadele Kararlılığı
Türkiye'nin terörle mücadelede kararlı adımlar attığını belirten uzmanlar, sürecin herhangi bir aktöre bağlı olarak sekteye uğrayacağını düşünmüyor. Suriye Milli Ordusu’nun Türkiye desteğiyle bölgede etkili olduğunu ifade eden Olçar, askeri harekatların ve entegrasyonun "Terörsüz Türkiye" hedefinin parçası olduğunu vurguladı.
Olçar, "Suriye’de terör konusu yıl sonunda büyük ölçüde kapanacak. PKK'nın tüm kolları geri çekilecek. Bu süreçte Türkiye kararlı ve güçlü bir duruş sergiliyor" dedi.
Son olarak, bölgede terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlar ve güvenlik önlemleri hakkında daha fazla bilgi için dini istismar eden terör örgütlerine yönelik operasyonlar incelenebilir.
Serkan Demir
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.