4 Haziran 2026 Perşembe
Yapay Zeka12 04 202612:183 dk okuma1 okunma

Yapay Zeka Hayvanlarla İletişimde Yeni Ufuklar Açıyor

Yapay zeka, hayvanların seslerini analiz ederek iletişimde yeni kapılar açıyor. Yunus ve fillerin sesleri insan kelimelerine benzer işlevler gösterebiliyor.

Yapay Zeka Hayvanlarla İletişimde Yeni Ufuklar Açıyor

Hayvanlarla iletişim kurmaya yönelik bilimsel çalışmaları ödüllendiren Coller Dolittle Yarışması'nın ilk kazananı, geçen yıl ABD merkezli bir ekip oldu. Bu ekip, yunusların çıkardığı ve ıslığa benzeyen seslerin insan kelimelerine benzer işlevler görebileceğini keşfetti.

Hayvan Seslerini Anlama Çabaları

Hayvanlarla konuşmak, geçmişte yalnızca kitap ve filmlerde gördüğümüz bir kavramdı. Ancak teknoloji sayesinde bu hayal gerçeğe yaklaşırken, yapay zeka da bu alanda önemli bir rol oynamaya başladı. University College London'da ekoloji ve biyolojik çeşitlilik alanında çalışan Kate Jones, insan kulağının 20 kHz'e kadar ses duyabildiğini, bazı yarasaların ise 212 kHz'e kadar ultrasonik sesler çıkarabildiğini belirtiyor. Jones, BBC'ye verdiği röportajda, hayvanların seslerini üzüntü, korku ve çiftleşme çağrısı gibi sosyal iletişimde kullandıklarını ifade ediyor.

Teknoloji ile Algının Ötesine Geçmek

İnsanlar duyularının sınırları içinde algılamaya alışkın olsa da, yeni teknolojiler bu sınırları genişletiyor. Jones, "Doğa ve algı hakkındaki fikirlerimizi değiştiriyor çünkü çok daha fazlasının olabileceğini biliyorum" diyor. Teknoloji, fillerin çıkardığı düşük frekanstaki sesleri de kaydedebiliyor. 1980'lerde biyolog Katy Payne, ABD Portland'daki bir hayvanat bahçesinde fillerin yanındayken duyduğu titreşimleri fark etti ve fillerin infrasound aralığında sesler çıkardığını keşfetti. Bu keşif, fillerin iletişimini anlamada devrim yaratmıştı.

Veri Tabanları ve Yapay Zeka İşbirliği

Katy Payne, Afrika'daki orman fillerinin seslerini kaydetmek amacıyla Elephant Listening Project adlı girişimin kurucularından biri oldu. Bu proje kapsamında oluşturulan veri tabanı, Cornell Üniversitesi'nde halen kullanılmakta ve yapay zeka ile entegre edilmektedir. University College London'dan araştırmacı Alastair Pickering, fillerin çıkardığı sesleri yaş, cinsiyet, davranış ve duygusal durum gibi kriterlerle etiketleyerek yapay zeka algoritmalarını eğitiyor. Pickering, "Ses kaydını incelediğimizde, örneğin stres altındaki bir erkek fil olduğunu belirtiyoruz. Yapay zeka da bu etiketlerle sesleri ilişkilendirmeyi öğreniyor" diyor.

Yapay zeka, fillerin seslerini gerçek zamanlı analiz ederek, köylere gidip ekinlere zarar veren fillerin hareketlerini tahmin etme potansiyeline sahip. Pickering, "Henüz yapmıyor ama bir gün stres veya yüksek duygusal uyarılma gibi durumları tespit edebilir ve bu da fil istilasının işareti olabilir" diye ekliyor.

Sınırlamalar ve İnsan Denetimi

Yapay zeka araçları kusursuz değil; doğru veri üretimi için insan kontrolü gerekiyor. Pickering, "Akustik kayıt cihazları arka plandaki kuş sesleri veya yağmur damlaları gibi tüm sesleri kaydediyor. Araç, hangi sesin önemli olduğunu ayırt edemeyebilir. Örneğin, bir kuş sesi fil sesiyle aynı anda kaydedilirse, yanlış ilişkilendirme olabilir" ifadelerini kullanıyor.

Yapay Zeka ile Tür Tanımlama ve Balina Dilleri

Kate Jones, yapay zekanın sadece fillerin davranışlarını anlamada değil, yarasaların seslerine bakarak türlerin ayırt edilmesinde de kullanılabileceğini belirtiyor. Jones, "Yapay zekayı, aradaki farkı ayırt edebilecek şekilde eğitiyoruz. Bu Siri'nin sesimizi tanımasına benziyor" diyor.

New York Şehir Üniversitesi'nden biyoloji profesörü David Gruber, Balina Çevirmenliği Girişimi'nin kurucusu olarak, yapay zeka kullanarak ispermeçet balinalarının tıklama seslerindeki yapısal özellikleri inceledi. Gruber, balinaların bir sonraki tıklama seslerini tahmin etmede başarılı olduklarını belirtiyor ve "Kullanmaya başladığımız yeni teknolojilerle balinaların iletişim sistemleri hakkında giderek daha fazla bilgi ediniyoruz" diyor.

Gruber'ın nihai hedefi, herhangi bir iletişim sistemini çözebilecek bir çevirmen geliştirmek. Bu araçların farklı türler arasında ve hatta olası uzaylı yaşamlarla iletişimde bile kullanılabileceğini ekliyor. Ancak Gruber, Ceti projesinin amacının balinalarla konuşmak değil, onları dinlemek olduğunu vurguluyor. "Teknelerin çıkardığı sesler aracılığıyla balinalarla zaten iletişim halindeydik. Şimdi projede, mümkün olduğunca anonim kalarak sadece seslerini çevirmeye odaklanıyoruz" diyor.

Hayvanlarla İletişim Üzerine Düşünceler

St. Andrews Üniversitesi'nden yunus araştırmacısı Prof. Vincent Janik, Coller Dolittle Yarışması'nı kazanan ekipte yer alarak, hayvanlarla iletişim vaat eden teknolojilere temkinli yaklaşıyor. Janik, gerçekten konuşabilseydik önce onlara ne söyleyeceğimizi düşünmemiz gerektiğini belirtiyor. Ona göre, "Yunusçayı öğrenmek, yabancı bir dil öğrenmeye benzemez çünkü hayvanların bizim duyusal yapımız yok ve farklı biyolojilere sahibiz. Dolayısıyla iletişim biçimleri de farklı olacaktır."

Paylaş:
Ufuk Tekin

Ufuk Tekin

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar.